Yargıtay Danıştay 7. Daire 2025/974 E. 2026/59 K. — Personel Sozlesmeli
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/974 E. , 2026/59 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/974
Karar No : 2026/59
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2022 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 6 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen hammadde, yardımcı madde ve ambalaj malzemelerinin bir kısmının ihraç edilen mamuller bünyesinde kullanılmadığının tespit edildiğinden bahisle gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile gecikme zammının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının davalı idare tarafından iptal edilerek, aynı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine istinaden alınan ceza kararının davacıya tebliğ edildiği anlaşılmış olup, dayanağı ceza kararının iptal edilmesi karşısında, anılan ceza kararına istinaden davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezası geri alındığından, ortada idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, rejim ihlalinin bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığı ve davacı tarafından verilen teminatların tamamının veya bir kısmının iade edilip edilmediğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı görüldüğünden, bu yönlerden yapılacak inceleme sonucuna göre davaya konu işlemin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi icap ettiğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2022 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 6 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen hammadde, yardımcı madde ve ambalaj malzemelerinin bir kısmının ihraç edilen mamuller bünyesinde kullanılmadığının tespit edildiğinden bahisle gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile gecikme zammının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır .
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 108. maddesinde; serbest dolaşımda olmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebileceği; eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı; eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği; 184. maddesinin 1. fıkrasında; 183. maddede belirtilen haller dışında, (a) bendinde, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi durumunda; (b) bendinde ise, eşyanın söz konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya nihai kullanımı nedeniyle indirimli yahut sıfır ithalat vergi oranı uygulanmasına ilişkin koşullardan birine uyulmaması hallerinde ve bu fiillerin geçici depolamanın veya ilgili gümrük rejiminin yanlış uygulanması sonucunu yarattığının tespit edilmesi halinde gümrük yükümlülüğünün ithalat nedeniyle doğacağı düzenlemesine yer verilmiş, 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında para cezası alınacağı belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu; 54. maddesinde de, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; cebren tahsilin, amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi; amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi veya gerekli şartların varlığı halinde, borçlunun iflasının istenmesi suretiyle yapılacağı; 56. maddesinde ise, karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, borcun onbeş gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağının borçluya bildirileceği, onbeş gün içinde borç ödenmediği takdirde, teminatın, anılan kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağının tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerden de anlaşılacağı üzere, geçici bir ithalat türü olan dahilde işleme rejiminde, Türkiye gümrük sınırları içerisinde işlenerek veya başka eşyanın üretiminde kullanılarak Türkiye Gümrük Bölgesinden, işlem görmüş ürünler şeklinde ihraç edilmek kaydıyla, geçici olarak ithal edilmekte, işin özelliği gereği, belli bir süre sonra yurt dışına çıkarılacak olması sebebiyle de, eşya için tahakkuk ettirilen vergiler tamamen veya ilgili düzenlemeler uyarınca kısmen teminata bağlanmakta, ihracatın gümrük mevzuatında öngörülen şekil ve şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi, diğer bir deyişle taahhüt hesabının aranılan koşullarla kapatılmasının ardından, alınmış olan teminatlar ilgilisine iade edilmektedir. Yani; bu rejim eşya geçici olarak ithal edilse de, başlangıçta kat'i olarak tahakkuk ettirilen vergi ve resimlerin teminata bağlanması suretiyle tahsilatının ertelenmesini; ihracatın gerçekleştirilmesini müteakip de teminatın iadesini öngören bir rejimdir.
Dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak yurda getirilen eşyanın süresinde yurt dışı edilmemesi veya gerçeği yansıtmayan belgelerle yurt dışı edilmiş gibi gösterilmesi ya da sair şekilde ithali yasak olan eşyanın ithali suretiyle rejim şartlarının ihlal edilmesi durumunda, eşyaya ait olup, giriş esnasında tahakkuk ettirilerek teminata bağlanmış olan vergilerin takibi konusunda, teminatların ilgilisine iade edilip edilmemesi hallerine göre ikili bir ayrıma gidilmesi gerekmektedir.
Bunlardan ilki; yani, rejim şartları ihlal olunmakla birlikte teminatlar henüz ilgilisine iade edilmeyip, Gümrük İdaresinin elinde bulunması halinde yapılacak takibat, giriş esnasında tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan ithalat vergilerinin vadesi belli olmadığından, öncelikle, vadenin belirlenmesi için 6183 sayılı Kanun'un anılan 37. maddesi; ardından da, teminatlı alacakların takip ve tahsilini düzenleyen 56. maddesi uyarınca tesis edilecek işlemle gerçekleştirilmelidir.
Diğer halde ise; yani, ihracat taahhüdünün yerine getirildiğinden bahisle taahhüt hesabı kapatılıp, teminatların iade edilmesinden sonra, rejim şartlarının ihlal edildiğinin saptanması durumunda, eşyaya ait vergilerle ilgili olarak ne gibi bir işlem yapılması gerektiği konusunda, bir düzenlemeye 4458 sayılı Kanun'da yer verilmemiştir.
Ancak, böyle bir durumda, ithalat vergilerine tabi bir eşyanın, Gümrük Kanunu'na aykırı bir şekilde Türkiye Gümrük Bölgesine girmesi hali söz konusu olacağından, eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin, Gümrük Kanunu'na göre tahakkuk ettirilerek, yükümlüsüne bildirilmesi suretiyle, yükümlülerin, bu bildirimlere karşı, anılan Kanun'un 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yollarına başvurabilmelerine ve taleplerinin reddi üzerine de otuz gün içinde dava açabilmelerine olanak tanınması gerekmektedir.
Bu durumda, dahilde işleme rejimi şartlarının ihlali durumunda, vergilerin takibi konusunda, ne gibi bir işlemin yapılacağının belirlenmesi bakımından, teminatların ilgilisine iade edilip edilmediğinin tespiti önem kazanmaktadır.
Olayda, dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen hammadde, yardımcı madde ve ambalaj malzemelerinin bir kısmının ihraç edilen mamuller bünyesinde kullanılmadığının tespit edilmesi üzerine, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca işlem tesis edilmiş ve Mahkemece, dayanağı ceza kararının kaldırıldığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmiş ise de, rejim ihlalinin bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmamış olup, davacı tarafından verilen teminatların tamamının veya bir kısmının iade edilip edilmediğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı görüldüğünden, bu yönlerden yapılacak inceleme sonucuna göre dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/01/2026 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 108. maddesinde, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebileceği; eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı; eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği belirtilmiş; 238. maddesinde de, dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde, uygulanacak müeyyide düzenlenmiştir.
Bu hükümlere göre, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, dahilde işleme rejimi çerçevesinde, Türkiye'de işlenerek veya başka eşyanın üretiminde kullanılarak Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmek kaydıyla, geçici olarak ithal edilmesi halinde, ithal edilen eşyaya ait vergilerin, kural olarak, giriş sırasında tahakkuk ettirilmesi; ancak, tahsil edilmeyerek, geçici olarak ithal edilen eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihraç edilmesi halinde iade edilmek üzere 6183 sayılı Kanun'da öngörülen teminat türlerine göre teminata bağlanması gerekmektedir. Eşyanın geçici olarak ithal edilmiş olmasına karşın, yapılan bu tahakkuk, geçici değil kat'i tahakkuk işlemi niteliğindedir.
Bu itibarla; dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinin tespiti halinde, tahsilinden vazgeçilen vergilerin yeniden tahakkuk ettirilmesine gerek olmadığından, vadesi belli olmayan amme alacağının takip ve tahsili amacıyla tesis edilmesi gereken ilk işlem, vade belirlenmesine ilişkin işlem olmalıdır. Vadenin hangi tarih olacağı da, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinde, bir aylık ödeme müddetinin son günü olarak belirlenmiştir. Bu işlemin tebliğine karşın vadesinde ödeme yapılmaması durumunda da, alacağın teminatlı olup olmadığına bağlı olarak 55 veya 56. maddenin uygulanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, dahilde işleme rejiminin ihlali nedeniyle, rejim kapanıp teminatın iadesinden sonra da tahakkuk yapılmasına gerek olmadığından, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen davaya konu işlemin esasının incelenmesi suretiyle olayda rejim ihlali bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğinden Dairemiz kararının, teminatın iade edilmesi sebebiyle yeniden tahakkuk yapılması gerektiğine dair gerekçesine katılmıyorum.
Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.