Yargıtay Kararı

Yargıtay Danıştay 13. Daire 2025/1850 E. 2026/14 K. — Personel Sozlesmeli

12 Ocak 2026 · Danıştay 13. Daire E.2025/1850 K.2026/14

Daire: Danıştay 13. Daire  ·  Esas: 2025/1850  ·  Karar: 2026/14  ·  Sonuç: BOZMA

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1850 E. , 2026/14 K.

"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1850
Karar No:2026/14

TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Tekstil A.Ş.'ye bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak seçilen dava dışı A.Y.'nin bağımsızlık beyanının gerçeğe aykırı olduğundan bahisle 12/08/2024 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacılar tarafından, ... Tekstil A.Ş.'nin bağımsız yönetim kurulu üyeliğine seçilen A.Y.'nin bağımsızlık beyanının gerçeğe aykırı olduğuna yönelik 12/08/2024 tarihinde yapılan başvuruya davalı idarece cevap verilmeyerek 12/09/2024 tarihinde zımnen reddedildiği, bu kapsamda, 12/09/2024 tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde 12/11/2024 tarihine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 23/11/2024 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacılar tarafından 17/09/2024 tarihinde yapılan başvuruya davalı idarece 05/10/2024 tarihinde verilen cevabın zımnen ret tarihi olarak kabul edilmiş ise de, uyuşmazlık konusu 12/08/2024 tarihli başvurudan otuz gün sonra verilen açık cevabın zımnen ret tarihi olarak kabul edilmesine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca imkan bulunmadığı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, 12/08/2024 tarihli başvuruyla davalı idareden konuya ilişkin bir idari işlem tesis edilmesinin talep edildiği, 17/09/2024 tarihli ikinci dilekçe ile yalnızca bilgi edinme hakkı kapsamında ilk dilekçenin akıbetinin sorulduğu, bu kapsamda İdare Mahkemesince ikinci dilekçenin ayrı bir işlem talebi olarak değerlendirilip davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararının hukuka aykırı olduğu, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin son fıkrası uyarınca açılan davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük süre bittikten sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, dava açma süresinin bu cevabın tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından ... Tekstil A.Ş.'nin bağımsız yönetim kurulu üyeliğine seçilen A.Y.'nin bağımsızlık beyanının gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla 12/08/2024 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun otuz günlük sürede cevap verilmeyerek 12/09/2024 tarihinde zımnen reddedildiği, bunun üzerine davacıların başvurunun akıbetini sormaya yönelik 17/09/2024 tarihli ikinci dilekçesine istinaden davalı idarece tesis edilen 05/10/2024 tarihli işlemle cevap verilmesi neticesinde bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince ise, zımni ret tarihi olan 12/09/2024 tarihi esas alınarak 23/11/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı idare tarafından zımni ret süresi dolduktan sonra davacılara 05/10/2024 tarihinde açık bir cevap verildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bununla birlikte, davalı idarece 05/10/2024 tarihli işlemde 17/09/2024 tarihli dilekçenin ilgi tutulduğu, dolayısıyla anılan cevabın 12/08/2024 tarihli ilk başvuruya ilişkin olmadığı belirtilmekte, davacılar tarafından ise ikinci dilekçede yeni bir talepte bulunulmadığı, yalnızca ilk başvurunun akıbetinin sorulduğu, bu nedenle idarece verilen cevapta salt ikinci dilekçeye atıf yapılmasının işlemin hukuki niteliğini değiştirmeyeceği ileri sürülmektedir.
Uyuşmazlık, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuruya ilişkin zımni ret süresi dolduktan sonra, davalı idarece, davacıların yaptığı ikinci başvuru ilgi tutularak verilen cevabın, ilk başvuruya ilişkin dava açma süresini canlandırıp canlandırmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bu bağlamda, davacılar tarafından davalı idareye sunulan 17/09/2024 tarihli dilekçenin, ilk başvurudan farklı ve yeni bir talep içermediği, yalnızca ilk başvurunun akıbetini sormaya yönelik olduğu, dolayısıyla davalı idarenin 05/10/2024 tarihli işleminin her ne kadar anılan dilekçeye atıfla tesis edildiği belirtilmekte ise de, içeriği itibarıyla uyuşmazlığın esasına ve ilk başvuruya ilişkin bir irade beyanı niteliği taşıdığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, zımni ret süresi dolduktan sonra yetkili makam tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandıracağı açıktır.
Bu itibarla, davalı idarenin 05/10/2024 tarihli işleminin tebliğinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde 23/11/2024 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/01/2026 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay (kamuya açık karar metni).

Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.