Yargıtay Kararı

Yargıtay Danıştay 12. Daire 2025/1286 E. 2026/47 K. — Kamulastirma Bedel

12 Ocak 2026 · Danıştay 12. Daire E.2025/1286 K.2026/47

Daire: Danıştay 12. Daire  ·  Esas: 2025/1286  ·  Karar: 2026/47  ·  Sonuç: BOZMA

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2025/1286 E. , 2026/47 K.

"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1286
Karar No : 2026/47

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, ... Ana Jet Üs Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının emsalleri ile eşitlenenecek şekilde iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı, davacının "kamu malına zarar vermek" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a bendi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin karar değerlendirildiğinde; davacının arkadaşları ile okulun bahçesinde bulundukları sırada bahçede bulunan kamelyanın içerisinde ısınma amaçlı ateş yaktıkları ve kamelyaya zarar verdiklerinden bahisle, davacının daha önceden üç aydan fazla kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunmaması ve cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluştuğundan verilen hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği görülmekle; davacının anılan fiilinin niteliği nazara alındığında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek mahiyette olmadığı sonucuna varılmış olup, davalı idarece anılan husus dışında davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek başkaca bilgi ve belge de sunulmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her bir parasal alacağın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise emsalleriyle eşitlenecek şekilde iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; "dava konusu işlemin iptali ile iptal edilen bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının ise emsalleriyle eşitlenecek şekilde iadesine" ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; "yoksun kalınan parasal haklara işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine" yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, bu kısım yönünden kararın kaldırılmasına, kararın yoksun kalınan parasal haklara uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihinin, davanın açıldığı tarih olan "30/01/2024 tarihi" olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
İzmir ili, ... Ana Jet Üs Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacı hakkında, "... Asliye Ceza Mahkemesinin E:..., K:... numarası ile 'kamu malına zarar verme' suçundan 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği" yolundaki bilgilere istinaden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı değerlendirilerek, sözleşmeli er olma şartlarını taşımadığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem tesis edilmiş; bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, UYAP Sistemi üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan, ''kamu malına zarar verme'' suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının dahil olduğu sanıklar tarafından istinaf yoluna başvurulduğu; bu başvuru üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurularının kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun "Kaynak" başlıklı 3. maddesinin üçüncü fıkrasında; "(3) Sözleşmeli erlik için aşağıdaki nitelikler aranır:
...
e) Taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan bir ay veya daha fazla hapis cezası ile mahkûm olmamak.
f) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak; güvenlik soruşturmasının sonucunun henüz gelmediği hallerde arşiv araştırması olumlu sonuçlanmış olmak.
..." hükmüne yer verilmiştir.
"Sözleşmenin idarece feshi" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Sözleşmeli er adaylarının ön sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle süresinin bitiminden önce feshedilir:
...
c) Sözleşmeli er adayı olma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılmak veya sözleşme süresi içinde bu şartlardan herhangi birini kaybetmek. ...
d) Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanmak." düzenlemesi yer almaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin birinci fıkrasında; işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezasının ertelenebileceği, üçüncü fıkrasında; cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirleneceği, bu sürenin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı, sekizinci fıkrasında ise; denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hükümleri yer almıştır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasında; "(1) Türk mahkemeleri tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilir. Bu bağlamda;
...
b) Hapis cezasının ertelenmesi halinde;
1. Denetim süresi,
2. Denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi dolayısıyla cezanın infaz edilmiş sayıldığı hususu,
3. Ertelenen hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin karar, Adlî sicile kaydedilir."
Anılan Kanun'un; 9. maddesinin birinci fıkrasında ise; "(1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
...
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır." hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan; 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; "Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır." kuralı, ikinci fıkrasında; "Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır." kuralına;
4. maddesinde; "(1) Arşiv araştırması;
a) Kişinin adli sicil kaydının,
b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının,
c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının,
ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,
d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,
mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir." kuralı, 5. maddesinde; "(1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin;
a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin,
b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin,
c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir." kuralına, 7. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise; "(2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir. (3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan, "kamu malına zarar verme" suçundan yargılandığı davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 51. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen hapis cezasının ertelenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiğinden "erteleme" müessesesinin ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile, tecil müessesesi "erteleme" ismini almış, aranılan şartlarda ve ertelemeye bağlanan hukuki sonuçlarda değişikliğe gidilmiş olup; anılan Kanun'un ''Hapis Cezasının Ertelenmesi'' başlıklı 51. maddesinde; ''İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. .... Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı, ertelenmiş olsa bile, denetim süresinin getirilen yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi durumunda ceza infaz edilmiş sayılacağından, mahkumiyete bağlanan hak yoksunlukları ortaya çıkacaktır.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile dava konusu olaya ilişkin açıklama ve yargılamaya ilişkin süreçler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun'da mevcut olan erteleme müessesesinde, deneme süresini suç işlemeden geçiren hükümlünün mahkûmiyetinin ortadan kalkmadığı, sadece cezasının çekilmiş sayıldığı; dolayısıyla ceza mahkemelerince verilen hapis cezasının ertelenmesi kararlarında, mahkemelerce kurulan hükmün, ilgilisi hakkında hukuki bir sonuç doğurmasını engellemediği; öte yandan, 6191 sayılı Kanun hükümleri uyarınca taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan bir ay veya daha fazla hapis cezası ile mahkûm olmanın, sözleşmeli er olarak atanmaya engel olan kriterlerden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının, "kamu malına zarar verme" suçundan 10 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve verilen cezanın ertelendiği görülmüş olup, her ne kadar İdare Mahkemesince suçun niteliği ve cezanın ertelendiği göz önünde bulundurularak, bu durumun görevin icrasına engel olacak nitelikte olmadığı belirtilmekte ise de, yukarıda da değinildiği üzere erteleme müessesesinin, davacı hakkında hukuki bir sonuç doğmasını engellemeyeceği, bununla birlikte anılan mahkumiyetin, verilen cezanın süresi nedeniyle davacının söz konusu göreve atanmasına engel teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda sözleşmeli er olarak atanmaya engel bir mahkumiyeti bulunan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu değerlendirilmesi mümkün olamayacağından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir parasal alacağın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının emsalleri ile eşitlenecek şekilde iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun faiz başlangıç tarihi yönünden kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir parasal alacağın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının emsalleri ile eşitlenecek şekilde iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun (faiz başlangıç tarihi yönünden) kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/01/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay (kamuya açık karar metni).

Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.