Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/208 E. 2026/4564 K. — Bosanma Kusur

22 Nisan 2026 · 2. Hukuk Dairesi E.2026/208 K.2026/4564

Daire: 2. Hukuk Dairesi  ·  Esas: 2026/208  ·  Karar: 2026/4564  ·  Sonuç: BOZMA

2. Hukuk Dairesi 2026/208 E. , 2026/4564 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/416 E., 2025/2868 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/338 E., 2023/1045 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacı davalı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, eşine hakaret ettiği, davalı-davacı kadının ıse eşine fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği kusurları yüklenerek erkeğin ağır kusurlu olduğuna ve tarafların boşanma davalarının kabulü ile fer'îlerine karar verilmiştir. Davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, velâyet, aleyhe tazminat ve nafakalar ile lehine maddî ve manevî tazminat verilmemesi; davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, tazminat ve nafaka miktarları, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, erkeğe verilen kusurlardan hakaret kusurunun kadın tarafından dava dilekçesinde vakıa olarak dayanılmadığı halde bu vakıanın kusur olarak yüklenilmesinin hatalı olduğu, erkeğe verilen diğer kusurun sabit olduğu, kadının ise diğer kusurlu davranışlar yanında erkekten sürekli maddi taleplerde bulunduğu, erkeğe egolu davranışlarının olduğu, belirlenen bu kusurlu davranışlara göre erkeğin ağır kusurlu olduğu ve nafakaların ve tazminatların miktarının yetersiz olduğu gerekçesi ile kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, erkeğin yine de ağır kusurlu olduğuna, nafaka ve tazminatlara karar verilmiştir. Yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtilmiş ise de kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, hatalı değerlendirme sonucu erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK md.174). Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Hal böyle iken erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2.), (3.) bentlerde gösterilen kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatlar yönlerinden BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ... geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay (kamuya açık karar metni).

Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.