Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1120 E. 2026/3824 K. — Kisisel İliski Velayet
2. Hukuk Dairesi 2026/1120 E. , 2026/3824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2695 E., 2025/2731 K.
DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/965 E., 2025/647 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından kabul edilen dava ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
4721 Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında "Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını, amacına ve yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yine 4721 Kanun'un 182 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 324 üncü maddesi kişisel ilişki kurma hakkı, anne/baba ile çocuğa belirli gün ya da saatlerde görüşme, birbirlerinden haberdar olma, birbirlerinin yaşamında olma, karşılıklı etkilenme yetkisi veren bir haktır. Bu hak, anne/baba için olduğu kadar çocuk için de bir haktır (2003 tarihli Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi md.4/1). İlişkide anne/babalık duygularının tatmini yanında çocuğun bedensel, fikri, ruhsal, eğitsel, kültürel gelişimine yönelik yararı da gözetilir. Anne/baba yararı ile çocuk yararı çatışırsa, çocuğun yararına üstünlük tanınır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların 15.6.2022 tarihinde kesinleşen Ankara Batı 3. Aile Mahkemesinin 2022/3 47... /397 K sayılı ve 10.5.2022 tarihli kararı ile boşandıkları , çocukların velayetlerinin annelerine verildiği ortak çocuklar ile baba arasında "...her ayın 1. ve 3. Cumartesi günü saat 12.00 den Cumartesi günü saat 17.00'ye kadar, üç yaşını ikmal ettikten sonra müşterek çocukları ile baba arasında her ayın 1. ve 3. Cumartesi günü saat 12.00 den Pazar günü saat 12.00'ye kadar, ilköğretime başladıktan sonra müşterek çocuk ile baba arasında her ayın 1. ve 3. Cumartesi günü saat 12.00 den Pazar günü saat 12.00'ye kadar, okulların yarı yıl tatilinin ilk Pazartesi günü saat 10.00’dan ikinci Pazartesi günü saat 18.00’e kadar, her Temmuz ayının onbeşinci günü saat 10.00’dan Ağustos ayının onbeşinci günü saat 18.00’e kadar, babalar günü saat 12.00-15.00 arasında, milli bayramlarda saat 12.00-15.00 arasında ve çocuğun doğum günü saat 12.00-18.00 arasında, dini bayramların birinci günü saat 15.00'den ikinci günü 15.00'ye kadar anne evinden alınıp anne evine teslim edilmek üzere..." kişisel ilişki tesisine karar verildiği, davacı baba tarafından, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebiyle iş bu davanın 30.12.2024 tarihinde açıldığı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, kararın baba vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye mahkemesince davanın kabulü ile boşanma kararı ile birlikte kurulan yatılı kişisel ilişki ile birlikte tesis edilmek üzere çocuk ile baba arasında "Her ayın 2. ve 4. haftası çarşamba günü akşam saat 20. 00... .30 arasında telefon ile görüşme şeklinde" kişisel ilişki kurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan babanın veya velayet kendisinde bulunan annenin diğer tarafın çocukla telefon görüşmesi yapmasına ve sair iletişim vasıtaları ile iletişimine engel çıkardığına ilişkin bir delil bulunmadığına göre, böyle bir düzenlemeye ihtiyaç da olmadığı, öte yandan kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan baba olduğundan, annenin doğrudan kişisel ilişki günlerinde çocuğu bu ilişkiyi sağlamak üzere hazır etmesi dışında başka bir yükümlülük altına sokulamayacağı, kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan baba, telefonla veya benzer vasıta ve yolla çocuğu ile iletişim kurmak istiyorsa, bunu yapma imkanına sahip olduğu, annenin böyle bir yükümlülük altına sokulması doğru olmadığı gibi, bu yöndeki düzenlemeye uyulup uyulmadığının takip ve infazı da mümkün görünmediği, anneye külfet yükleyecek ve infaza elverişsiz olacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davanın kabulü yönünden BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.