Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9247 E. 2026/3817 K. — Dugunde Takilan Ziynet
2. Hukuk Dairesi 2025/9247 E. , 2026/3817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1007 E., 2025/1225 K.
DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/216 E., 2024/273 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından reddedilen davası yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği düğünde takılan tüm altınların davalı erkek tarafından rızası hilafına elinden alındığını iddia ederek ziynet eşyalarının tarafına aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedelinin faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı erkek ise savunmasında; davacı kadının evden ayrılırken ziynet eşyalarını da yanında götürdüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "... davacı dava dilekçesinde davaya konu edilen ziynetleri davalıya rızası ile verdiğini fakat davalının ziynetleri kendisine iade etmediğini savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları ise bu altınların davacı kadından davalı tarafından zorla alındığını iddia etmekle. Bu iddia dava dilekçesinde bulunmamakla dava dilekçesinde yer almayan bir iddia yönünden dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilmesi mümkün değildir. Davalı ise cevap dilekçesinde ziynetlerin kadın tarafından götürüldüğünü ileri sürmekle; dinlenen davalı erkek tanıkları kadının müşterek yaşantıyı sona erdiren olayda kadının altınları alarak evden ayrıldığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davanın niteliği gereği davacı kadın ispat yükü altında olup dinlenen davacı kadın tanıkları ve toplanan davacı delilleri ile ziynetlerin davalı erkek tarafından alınarak iade edilmediği hususu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edilmememiştir..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı kadın vekilinin karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Onun için kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür.
Mahkemece her ne kadar yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamından davaya konu ziynet eşyalarının varlığının tespit edildiği ve bedelinin hesaplandığı, gerekçede belirtilenin aksine davacı kadının dava dilekçesinde düğünde takılan ziynet eşyalarının rızası hilafına kendisinden alındığını beyan ettiği, kaldı ki kadının ziynet eşyalarını rızası ile vermiş olmasının dahi davanın açılması hakkını ortadan kaldırmayacağı anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek kadına düğünde takılan ziynet eşyaları tespit edilmek suretiyle varlığı kanıtlanan ziynet eşyaları yönünden yeniden değerlendirme yapılarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.