Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/8333 E. 2026/3871 K. — Tedbir Nafakasi

8 Nisan 2026 · 2. Hukuk Dairesi E.2025/8333 K.2026/3871

Daire: 2. Hukuk Dairesi  ·  Esas: 2025/8333  ·  Karar: 2026/3871  ·  Sonuç: BOZMA

2. Hukuk Dairesi 2025/8333 E. , 2026/3871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/768 E., 2025/847 K.
DAVA TÜRÜ : Önlem Nafakası- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/236 E., 2022/1522 K.
Taraflar arasındaki tedbir nafakası, karşılıklı olarak açılan boşanma ve ziynet alacağı davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından tedbir nafakası davasının kabulü, kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, aleyhe hükmedilen tazminatlar ve ziynet alacağı davası yönlerinden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1.Davalı-davacı erkek vekilinin kabul edilen tedbir nafakası davası ile ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam yıllık tedbir nafakası miktarı 24.000,00 TL olup tedbir nafakası davası tarihi (20.04.2020) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır. Yine, kabul edilen ziynetlerin birleşen dava tarihindeki değeri 45.312,96 TL olup birleşen dava tarihi (08.09.2020) itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Bu itibarla, davalı-davacı erkeğin kabul edilen tedbir nafakası davası ile ziynet alacağı davalarına yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, ortak çocuklarının olmaması ve yaşları da dikkate alındığında kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası dikkate alınarak, hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" yönünde karar verilip verilemeyeceği hususu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı-davacı erkek vekilinin kabul edilen tedbir nafakası davası ve ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE
Sair temyiz itirazları yönünden;
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının toptan yoksulluk nafakasının değerlendirilmemesi yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
3.Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay (kamuya açık karar metni).

Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.