Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/7708 E. 2026/3852 K. — İstirak Nafakasi

8 Nisan 2026 · 2. Hukuk Dairesi E.2025/7708 K.2026/3852

Daire: 2. Hukuk Dairesi  ·  Esas: 2025/7708  ·  Karar: 2026/3852  ·  Sonuç: ONAMA

2. Hukuk Dairesi 2025/7708 E. , 2026/3852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/875 E., 2025/1187 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/294 E., 2025/12 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü,velayet, reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin boşanma davasının kabulü, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmamıştır, istinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. Davacı- karşı davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince kusura ilişkin gerekçe düzeltilerek erkeğin davası kabul edilmiş, kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, sair yönlerden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı- karşı davacı kadın tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yeniden hüküm kurulmayan yoksulluk nafakasının reddi ile iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı- karşı davacı kadın vekilinin iştirak nafakası miktarı ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davacı- karşı davalı erkeğin tüm, davalı- karşı davacı kadının diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince davacı- karşı davalı erkeğe kusur olarak eklenen "kadına karşı aşırı kıskanç davrandığı" ve "evin giderlerine fazla katılmadığı" vakıalarının aleyhine istinaf başvurusu bulunmayan erkeğe kusur olarak eklenemeyeceğinin söz konusu vakıaların erkeğin kusurundan çıkartılması gerekmiş olup bu hale göre de boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu bulunduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı- karşı davacı kadın vekilinin iştirak nafakası miktarı ve yoksulluk nafakası talebinin reddine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davacı- karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı- karşı davacı kadın vekilinin diğer temyizinin incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kaynak: Yargıtay (kamuya açık karar metni).

Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.