Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/7482 E. 2026/2016 K. — Bosanma Tazminat

23 Şubat 2026 · 2. Hukuk Dairesi E.2025/7482 K.2026/2016

Daire: 2. Hukuk Dairesi  ·  Esas: 2025/7482  ·  Karar: 2026/2016  ·  Sonuç: BOZMA

2. Hukuk Dairesi 2025/7482 E. , 2026/2016 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/1798 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi HukukDairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ile miktarları ve tedbir nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu tespit edilerek her iki boşanma davasının kabulüne, erkek lehine tazminat takdirine ve kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğe kusur yüklenerek kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna, kadın yararına toptan yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata, kadının sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından yukarıda gösterildiği şekilde temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır, davalı-karşı davacı kadının az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK md.174/1-2) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur derecelendirmesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden davacı-karşı davalı erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma dışında kalan temyize konu kısımlarının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay (kamuya açık karar metni).

Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.