Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/6678 E. 2026/1559 K. — Ziynet Alacagi İspat

11 Şubat 2026 · 2. Hukuk Dairesi E.2025/6678 K.2026/1559

Daire: 2. Hukuk Dairesi  ·  Esas: 2025/6678  ·  Karar: 2026/1559  ·  Sonuç: BOZMA

2. Hukuk Dairesi 2025/6678 E. , 2026/1559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/799 E., 2025/802 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ: Pazar (Rize) 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/329 E., 2024/154 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası miktarları ile reddedilen tazminat talepleri ve ziynet alacağı talebinin reddi yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:
1.Davacı-davalı kadın vekilinin, ziynet alacağının reddine yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nın 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca "Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibarıyla bu miktar “544.000 TL” olarak belirlenmiştir. Somut olayda mahkemece davacı-davalı kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, ziynetlerin değerinin temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmış olup, ziynet alacağına ilişkin karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Taraf vekillerinin boşanma davalarına yönelik itirazlarının incelenmesine gelince ;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı- davacı erkek vekilinin tüm, davacı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davacı davalı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
c.Yukarıda (2/b) numaralı paragrafta açıklandığı üzere; boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı- davacı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davacı- davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Somut olayda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları koşulları kadın yararına oluşmuştur. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak bu taleplerin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı- davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve davacı- davalı kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı- davacı erkek vekilinin tüm, davacı- davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Ebru'ya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden Erhan'a yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay (kamuya açık karar metni).

Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.