Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29077 E. 2026/3931 K. — Hirsizlik Etkin Pismanlik
2. Ceza Dairesi 2023/29077 E. , 2026/3931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/... E., 2023/1442 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümlerin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "temyiz dışı suça sürüklenen çocuk tarafından tanığa verilen 200,00 TL banknotun suçtan elde edilen para olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığına, şikâyetçinin sanık hakkında aşamalarda zorla parasını aldığı yönünde bir beyanda bulunmadığına, olayın temyiz dışı suça sürüklenen çocukla şikâyetçi arasında cereyan ettiğine, dinlenen tanık beyanlarından da bu sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin anlaşıldığına, kamera görüntülerinde de sanığın suç oluşturacak hiçbir eyleminin tespit edilemediğine, aksinin kabulü halinde ise eylemin açıktan hırsızlık olarak nitelendirilebileceğine, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
I- Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçiyi cebir ve tehdit ile bulundukları kafenin dışına çıkartıp sokakta darp ettikten sonra gitmesine izin verdikleri, bu şekilde temadi kesildikten sonra kafeye geri dönen şikâyetçinin başından geçen olayı anlattığı esnada sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun kafeye tekrar geldikleri, şikâyetçiyi zorla dışarı çıkartarak bir kez daha darp edip yeniden bıraktıkları olayda, dosya içerisinde mevcut adli rapor uyarınca sanığın şikâyetçiyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralamış olduğu ve eylemi sırasında şikâyetçinin şahsına zarar verdiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarihli ve 2022/8-144 Esas, 2025/289 Karar sayılı ilamında da ayrıntıları açıklandığı üzere, fiilin şikâyetçi üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif de olsa sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi için zorunlu olmadığı gibi esasen şikâyetçiyi darp etmek için hürriyetinden yoksun kılan sanığın amacı doğrultusunda şikâyetçiyi yaraladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ile sanığın aynı suç işleme kararı ile değişik zamanlarda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gözetildiğinde, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyetine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Şikâyetçinin talimat Mahkemesince alınan 14.09.2020 tarihli beyanında, temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun olaydan 2-3 gün sonra kendisini bularak çalınan 200,00 TL'yi kendisine iade ettiğini ve olay nedeniyle maddi zararının bulunmadığını beyan etmesi karşısında, şikâyetçinin tüm zararının soruşturma aşamasında temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... tarafından tazmin etmek sureti ile giderildiği, başkaca iade ya da tazmin gereken zarar kalmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2016 tarih, 2013/13-482 Esas ve 2016/1242 Karar sayılı ilamında “Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi halinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için "İade ve tazmin" şartı aranmayacak ise de, TCK'nın 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir." şeklinde birlikte suç işleyenler yönünden etkin pişmanlık uygulamasına açıklık getirildiği, inceleme konusu dosyada da sanığın etkin pişmanlığa karşı duruş sergilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık koşulları oluştuğu hâlde, cezasında indirim yapılmaması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2 maddesi uyarınca gereği için ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.