Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/26604 E. 2026/918 K. — Hirsizlik Etkin Pismanlik
2. Ceza Dairesi 2023/26604 E. , 2026/918 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2697 E., 2023/319 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin kararlarının gerekçelendirilmediğine, suça konu eylemde belirtilen 400 TL'lik meblağın müştekinin ... hesabından doğrudan kendisine ait olan oyun hesabına aktarıldığına, esasen müştekinin banka hesabından oyun hesabına hesaplararası transfer yapıldığına, ortada herhangi bir zararın bulunmadığına, IP adresleri manipule edilerek değiştirilebildiğinden tek başına güvenilir delil olarak kullanılamayacağına, uzman bilirkişi raporu alınmadan yapılan yargılama sonucunda eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, 23... tarihli celsede verilen 3.no'lu ara karar uyarınca banka yazı cevabı beklenmeden eksik delil ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, suçun alt sınırı dikkate alındığında CMK 196/2 hükmüne aykırı şekilde istinabe yoluyla sorgu yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, müştekinin zararının giderilmesi süre talep edilmesine rağmen herhangi bir süre verilmeden doğrudan hüküm kurulduğuna, sanığın öncelikle beraatine aksi halde suç konusu miktarın düşüklüğü nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık müdafiinin 01.02.2023 tarihli karar celsesinde, katılanın zararını gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun, ancak mahkemece bu hususta makûl bir süre verilmeksizin, zararı giderip etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına imkân tanınmadan aynı celse sanığın cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; ödeme yeri belirlenip , zararı giderme imkânı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karar metni bilgilendirme amaçlıdır; güncel ve resmî hâli için Yargıtay/UYAP esas alınmalıdır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.