Yargıtay İş Davasında İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının İptali Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesince kabulüne karar verilen arabuluculuk tutanağı iptal davasında istinaf ve temyiz başvurusunu inceledi. Dava, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro İnşaatında alt yüklenici olarak çalışan bir işçinin, arabuluculuk süreci usulüne aykırılığı ileri sürerek tutanağın iptalini talep etmesi üzerine açılmıştı.
Davacının İddiaları: İşçi, işverenlerce haksız şekilde feshedilen sözleşmenin ardından arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak bu sürecin usulüne uygun olmadığını savundu. Davacıya göre, muhasebeci tarafından yüzlerce evrak toplu olarak imzalatılmış, ödeme yapılmadan önce evrak imzası şartı koşulmuş, arabuluculuk belgelerine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmemiş ve tutanakların dosya numarası dahi bulunmamaktaydı. Davacı, telefonla tek bir soru sorularak arabuluculuk süresi sonlandırıldığını ve arabuluculuk evraklarının resmi prosedür izlenmeden dağıtıldığını ileri sürdü.
Davalı Savunması: İşveren tarafı, arabuluculuk başvurusunun ihtiyari arabuluculuk kapsamında yapıldığını, tüm işçilere hesaplamaların ayrıntılı şekilde açıklandığını ve işçilerin gönüllü katılım sağladığını belirtti. Davalılar, davacı da dâhil bazı işçilerin yapılan hesaplamaları doğru bulup arabuluculuk görüşmelerine katıldığını, ihtiyari arabuluculuğun dava şartı arabuluculuğundan farklı olduğunu ve Bakanlık numarası zorunluluğu bulunmadığını vurguladı.
Mahkeme Değerlendirmesi: İlk derece mahkemesi, tanık beyanları ve dosyadaki belgeler doğrultusunda arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olmadığını tespit ederek davacının talep ettiği iptal kararını verdi. Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı esastan reddederken, Yargıtay önüne gelen temyiz başvurusunda dava kabul edildi.
Hukuki Sonuç: Karar, ihtiyari arabuluculuk sürecinde dahi işçi haklarının korunması ilkesine ve arabuluculuk usulünün şeffaflığına yönelik önemli değerlendirmeler içermektedir. Belgenin dosya numarası bulunmaması, katılımcıların sürece ilişkin yeterli bilgilendirilmemesi ve anlaşmanın hangi alacağa ilişkin olduğu konusunda açıklık bulunmaması gibi eksikliklerin mahkeme kararlarında değerlendirildiği görülmektedir.
Bu içerik güncel gelişmeleri özetler; hukuki tavsiye niteliği taşımaz.