Yargıtay Ceza Genel Kurulu meşru savunma koşullarını yeniden değerlendirdi
Kasten Öldürme Davasında Meşru Savunma Değerlendirmesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2024/441 esas, 2025/575 karar sayılı kararında kasten öldürme suçundan mahkûm edilen iki sanığın meşru savunma hakkı bulunup bulunmadığını değerlendirmiştir. Söz konusu olayda, ilk saldırının maktul tarafından silah çekerek ateş edilmek suretiyle gerçekleştirildiği ve sanıkların birlikte karşılık ateş ettikleri görüntü kayıtlarından anlaşılmıştır.
Kurulu incelediği dosyada, maktulün iki kişiyi vurduktan sonra yerde yatanlar olmasına rağmen silahla saldırısına devam ettiğini tespit etmiştir. Sanıkların başka türlü def etme imkanı bulunmayan bu saldırıdan kurtulmaya çalıştıklarını ve yaşam haklarına yönelen haksız saldırıyı saldırı ile eş zamanlı olarak defettiklerini belirten Kurulu, Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma koşullarının gerçekleştiğine karar vermiştir.
Karşı görüşte kalan bir üye ise, sanıkların ve ölenlerin olay öncesinde maktulün işyerine giderek tehdit içerikli söylemlerde bulunduklarını, silahlı bir çatışmayı öngörerek olay yerine gittiklerini ve bu nedenle kendi zemin hazırladıkları olaylardan meşru savunma hakkından yararlanma olanağının bulunmadığını ifade etmiştir. İlk Derece Mahkemesi de direnme kararında aynı görüşü benimseyerek, sanıkların meşru savunma hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
Ceza Genel Kurulu, oy çokluğuyla sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulmadığı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının bozulmasına hükmederek, meşru savunma hakkının kapsamına ilişkin önemli bir içtihat belirlemiştir.
Bu içerik güncel gelişmeleri özetler; hukuki tavsiye niteliği taşımaz.