Trafik Kazası Kusur Oranı: Bilirkişi Raporu Hâkimi Bağlar
Trafik kazalarında kusur oranının tespiti, hâkimlerin hukuki ve mesleki bilgisiyle çözümlenemeyecek kadar teknik bir alandır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013 tarihli kararı bu konudaki ilkeyi açık biçimde ortaya koymuştur.
Söz konusu davada, yerel mahkeme ilk aşamada trafik kazasında kusur ve hasar tespiti için iki ayrı bilirkişi raporu almıştır. Bu raporların her ikisi de davalı sürücünün kırmızı ışık ihlali sebebiyle kazada tamamen kusurlu olduğunu belirtmiştir. Buna rağmen yerel mahkeme, bilirkişi raporlarından farklı olarak kusur oranını yüzde 50 olarak takdir ederek kısmi tazminat hükmü vermiştir.
Hukuk Genel Kurulu kararında önemli bir hukuki ilke tespit edilmiştir: Hâkim, teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurduktan sonra, o raporu terk edip kendi takdiriyle farklı bir sonuca varalamaz. Bilirkişi raporunun hâkimi bağlamadığı kuralı, hâkimin raporu yeterli bulmadığında ek rapor talep edebileceği veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırabileceği anlamına gelir. Bunu karşılaştırmalı değerlendirmeyle değiştirmek hukuki kurallara aykırıdır.
Bilirkişi Görüşünün Değeri
Kaza tespit tutanaklarında sürücülerin tutarsız beyanlarda bulunması durumunda, bu durum kusur tespitini daha da muğlak hale getirmektedir. İşte bu nedenle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 275. maddesi (yeni HMK'da 266. madde), bu tür hallerde bilirkişi görüşü alınmasını zorunlu kılmıştır. Bilirkişi tarafından oluşturulan raporların çoklu ve kapsamlı incelemeler sonucunda hazırlanması, hâkimin bunları göz ardı etmesini daha da sorunlu hale getirir.
Kararda tanık beyanları ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği görülmektedir. Davacı tanığının açık beyanı ve iki ayrı bilirkişi raporunun aynı yönde sonuca ulaşması, yüzde 100 kusur tespitini desteklemiştir. Bu durumda yerel mahkemenin ısrarı, hukuk usulüne aykırı bulunmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı, trafik kazası davaları açısından içtihat niteliğinde olup, ileride benzer uyuşmazlıklarda bilirkişi raporlarının dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Bu içerik güncel gelişmeleri özetler; hukuki tavsiye niteliği taşımaz.