Yargı Kararları

Kanser İlaçlarında SGK Kapsamı: Yargıtay Kişiselleştirilmiş İspat Zorunluluğu Getiriyor

22 Ağustos 2026 · Kaynak: Hukuki Haber

Kanser İlaçlarında SGK Kapsamı: Yargıtay Kişiselleştirilmiş İspat Zorunluluğu Getiriyor

Kanser tedavisinde kullanılan pembrolizumab, nivolumab, atezolizumab ve durvalumab gibi immünoterapi ilaçlarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması konusu, son yıllarda Yargıtay içtihadında yeni bir boyut kazanmıştır. Yüksek maliyetli bu tedavilere ilişkin uyuşmazlıklarda artık yalnızca «ilaç hastaya tıbben gerekli midir?» sorusu yeterli olmamaktadır.

Hastaya Özgü Bilimsel Değerlendirme Ön Plana Çıkıyor

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2025 tarihli kararlarında somut hastanın kanser türü, evresi, önceki tedavileri, biyobelirteçleri ve ilacın bu hasta üzerindeki etkisinin ayrıntılı araştırılması istenmiştir. Daire, bilirkişi incelemesinin üniversitelerin tıbbi onkoloji birimlerinden seçilecek en az üç uzman tarafından yürütülmesini belirtmiştir. Bu yaklaşım, genel bir tıbbi gereklilik değerlendirmesinin ötesinde kişiselleştirilmiş bilimsel kanıtın önemini vurgulamaktadır.

«Tam Şifa» Beklentisi Hukuki Koruma Alanını Daraltan Ölçü Değildir

Kanser tedavilerinde hastalığın tamamen ortadan kaldırılması yerine hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması, tümör yükünün azaltılması ve hastanın klinik durumunda anlamlı bir iyileşme sağlanması da kabul edilen tıbbi yararlar arasında sayılmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu anlayışı 2023 tarihli kararında teyit etmiştir.

10 Temmuz 2025 Sonrası Geri Ödeme Listesi Değişti

Söz konusu ilaçların bir kısmı belirli koşullarla Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi'ne eklenmişse de, bir ilacın bu listeye alınması, hastanın tüm durumlarında koşulsuz karşılanacağı anlamına gelmemektedir. Hastanın tanısı, kanser evresi ve güncel SUT hükümleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargısal Koruma Yolu Açık Kalmıştır

Yargıtay 2026 tarihli kararında kanser ilaçlarına ilişkin mahkeme hükmünü onaylamış, böylece bu uyuşmazlıklarda yargısal korumanın tamamen kapanmadığını göstermiştir. Ancak her davada hastaya özgü tıbbi gerekliliğin yeterli bilimsel delillerle ortaya konulması koşul sayılmaktadır.

Zaman Faktörü ve Acil Hukuki Korumanın Önemi

Kanser tedavisinde aylar içindeki gecikme bazı hastalarda telafisi imkânsız sonuçlara yol açabileceğinden, nihai karar kadar geçici hukuki korunanın da önem taşıdığı kabul edilmektedir.

  • Hastanın tanı, patoloji ve görüntüleme raporları sunulmalıdır
  • Önceki tedaviler ve alternatif seçenekler belirtilmelidir
  • Tıbbi onkoloji raporu ve gerekli biyobelirteç testleri dahil edilmelidir
  • İlacın tercih nedeni ve uygulanmama halinin sonuçları açıklanmalıdır

Son dönem içtihadı, kanser ilacı davalarında «kişiselleştirilmiş ispat» yaklaşımını güçlendirmiştir. Modern onkoloji tedaviler hastaya özgü hale gelmişse, bu davalarda ispatın da kişiselleştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Hukuki tablo değişmekte, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği ile hastanın yaşam hakkı arasında denge kurulması gerekliliği ön plana çıkmaktadır.

Kaynak: Hukuki Haber

Bu içerik güncel gelişmeleri özetler; hukuki tavsiye niteliği taşımaz.