AYM'nin Ceza Yargısı Kararı: Mahkemenin Yetki Sınırlarını Aşması Tartışması
Anayasa Mahkemesi (AYM) 2025 yılında vermiş olduğu Meral Danış Beştaş kararı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının idari işlemlerle ihlal edildiği durumların değerlendirilmesinde mahkemenin hak arama yollarını daraltılmasına ilişkin önemli tartışmalar başlatmıştır.
Karar, başvurucunun Siirt ilinde Valilik tarafından alınan toplantı ve etkinlik yasaklarının Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunması ve bunun sonuçlandırılmamasını Anayasa'ya şikayeti etmesi üzerine verilmiştir. AYM, etkili bir yargısal sistem kurmanın her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmediğini belirterek, toplantı ve gösteri düzenleme hakkına ilişkin şikayetlerde ceza soruşturması yolunun olağan başvuru yollarının tüketilmesi koşulunu karşılamadığını hüküm altına almıştır.
Hukuki yazında, AYM'nin bu kararı fonksiyon gaspı yaparak kanun koyucunun yerini aldığı yönünde eleştiriler alınmaktadır. Eleştirenlere göre, mahkeme kendi tanımına göre yargı erkinin diğer erkler nezdinde yetkisini aştığı durumda bulunmuştur. Karar, herhangi bir suçun işlendiği iddia edildiğinde devletin etkili soruşturma yükümlülüğünün suçun niteliğine göre değişebileceği ilkesini kabul etmişse de, bu ilkenin idari işlemlerle ilgili şikayetlerde ceza yargısını tamamen işlemez kılması tartışmalıdır. Zira mevcut Türk Ceza Kanunu'nda görevi kötüye kullanma suçu zaten tanımlanmış ve düzenlenmiş olup, başvurucunun yeni bir cazai hüküm talep etmediği belirtilmektedir.
Kararın Temel Eleştiri Noktaları
- Mahkemenin hangi yetkisine dayanarak suçları tasnif ettiğinin net olmadığı
- İdari yargı ile ceza yargısının fonksiyonlarının farklı olup, biri diğerinin yerine tam olarak geçemeyeceği
- Mevcut caza hükümleriyle başvurulması gereken soruşturmanın başvurunun sonucundaki etkisinin tartışmalı olduğu
AYM'nin bu kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıfta bulunduğu ancak bu atıfların somut olaylarla tam örtüşmediği de eleştiriler arasında yer almaktadır.
Bu içerik güncel gelişmeleri özetler; hukuki tavsiye niteliği taşımaz.